Hz.Bilal’in Sesi İlahi Sözleri

Hz.Bilal’in Sesi İlahi Sözlerinin tamamına bu sayfadan ulaşma imkanınız olacaktır. Ayrıca Hz.Bilal’in Sesi İlahi Sözlerini dinlemek isterseniz sayfamızda ilahinin dinletisi de yer almaktadır. İlahiyi hem okumak hem de dinlemek için sayfayı aşağıya doğru kaydırmanız yeterli olacaktır.

Allah’a olan aşkı en iyi şekilde anlatmak için ilahiler kullanılır. Bizleri derinden etkileyen sözleri ve kulağa harika bir şekilde nüfuz eden ezgisi ile birlikte ilahiler adeta ruhun gıdasıdır. Huzura ulaşmak ve kalbini Allah sevgisi ile doldurmak isteyen kişiler her zaman ilahileri okuyup dinleyebilir.

Günün istediğiniz saatinde ilahilere rahatlıkla ulaşmanız için sizlere en kolay yolu sunuyoruz. İnternet sitemiz üzerinden aradığınız tüm ilahilere ulaşabilir ve ilahileri en güzel haliyle dinleyebilirsiniz.


En çok sevdiği kölesiydi Habeşli Bilal. Öyle çok severdi ki onu birçok ticari kervana mutlaka Bilal’i koyardı başında öyle gönderirdi çok güvenirdi. Kervanlardan bir tanesinde Hz. Ebubekir’le halleşirken konuşurken Bilal İslamın güzellikleriyle tanıştı ve döndükten sonra Mekke’de müslüman olmayı tercih edince Ümeyye Bin Halef’in en çok sevdiği kölesi en büyük düşmanı haline gelivermişti. Türlü işkencelerin türlü eziyetlerin arkası kesilmediği günlerden bir gün Hz. Ebubekir oracıktan geçerken bu eziyetlere şahit oldu ve yaklaştı ona dedi ki=
-Ey Ümeyye dünya servetine ne istersen söyle Bilal’i bana geri ver.
O da dedi ki=
-Ben serveti değişecek değilim o beceriksiz gereksiz köleyi senin güçlü ve güzel kölen Amed’i ver, al bu lüzumsuz senin olsun deyiverdi.
Hz Bilal’i aldı Hz. Peygamberin yanına getirdi, o gün başı doğunun saadeti ve güzelliği Hz. Peygamberin vefatına kadar geçen saadet ve huzur Bilal’in ezan okuyuşunun karşılığıydı. Lakin Hz. Peygamberin vefatından sonra bir kez daha ezan okumaya gücü yetmeyecek kadar hüzünlenen Habeşli Bilal. Öyle dokunmuştu ki ona ne zaman Eşhedü enne Muhammederrasulullah diyecek olsa dizlerinin bağı çözülür gözlerinden yaşlar dökülürdü. Hasrete dayanamayacağı sokaklarda geziyordu. Çünkü o sokaklarda görmüştü Nebiyi ve sevmişti. En sonunda gitmeye karar verdi, tam Şam’a hicretinin öncesinde önüne düştü Ebubekir halifeliği döneminde.
-Ey Bilal nereye gidersin bizi bırakıp seni gördükçe Nebi’yi hatırlarız sesini duydukça o günleri anımsarız bizi bırakıp gitme. Önüne dikilen Ebubekir’e şöyle seslenecekti=
-Sen Ümeyye’nin elinden aldığın gün beni azletmemiş miydin? Kölensem Medine’deyim ve yanındayım. Eğer o gün beni azad etmişsen bırak bu şehirden gitmeliyim deyip gidecekti Şam’a. Lâkin bir gün düşüne üşecekti Nebiler Nebisi güzeller güzeli. Özlemedin mi beni Ya Bilal. Seni beklemedeyiz daha ne kadar bekleyeceğiz deyice yola düşecek ve onu ziyarete gelecekti ve Hz. Hasan ve Hüseyin karşılayacaktı onu Medine’de ve bir ricada bulunacaklardı ki, diyeceklerdi ki, ölmeden senden bir dileğimiz ve isteğimiz var, bir kez daha bir sabah ezanı dinlemek isteriz şu sağ kulaklarla sen ve ben sağken. O da diyecekti Ey Peygamber Güzelleri, hiçbir güç bunu bana yaptıramazdı ama sizi kıracak değilim. Yarın inşaallah Sabah namazında sabah ezanı okuyacağım diyecekti. Lâkin yine Eşhedü enne Muhammederrasulullah deyince yığılacaktı yere güçlükle.
Ona öyle dokunmuştu onun yokluğu. Onu öyle sarsmıştı onu öyle üzmüş hüzünlendirmişti.
Onun yokluğunda onun adıyla anılan şey ezan okumaktı, o bunu yapamaz hale gelecek kadar hüzün içine gark olan bir Bilal’di.
Lâkin bugünün mücrimleri bizler O’nun yokluğu bize dokunmuyor olmalı ki hâlâ avaz avaz bağırmaya devam etmekteyiz.
Dokunmuyor galiba yalnızlık bana!..
Uzanmıyor ellerine ellerimiz…
Oysa senden sonra susmuştu Bilal’in sesi…
ben hâlâ avaz avaz bağırmaktayım!!!
Senden sonra susmuştu Bilal’in sesi…
Ben hâlâ avaz avaz bağırmaktayım
Biz hâlâ avaz avaz bağırmaktayız

Bu video yerleştirme metodu kullanılarak içerik sahibinin izniyle paylaşılmaktadır. Ayrıntılı bilgi için Telif Hakkı sayfasına göz atınız.

Siz de bu ilahi ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi aşağıdaki yorum kısmından paylaşabilirsiniz. Hayırlı günler dileriz…

Yorum bırak